
Sabredin,sabredin az kaldı, yeni zamlar geliyor
Ekonomik krizin alaycı ve acı yüzü
Son dönemde Türkiye’de yaşanan ekonomik durumu anlatmak için sanırım “zam fırtınası” kelimesi fazlasıyla yetersiz kalıyor.
Akaryakıt fiyatları aldı başını gidiyor, marketlerdeki etiketler adeta bir yarışa girmiş, “en iyi zammı ben yapacağım” der gibi yukarı doğru tırmanıyor. Hâl böyle olunca vatandaşın cebi, elini attığında sürekli delik deşik! Ama merak etmeyin, hükümetimiz elinden geleni yapıyor.
Bize “sabırlı olun” demekle yetiniyorlar. Tıpkı “ölme eşeğim ölme” dercesine, umudun yeniden doğması için biraz daha dayanmalıyız! Derken yeni zamlar geliyor.
Esnaf artık günlük masraflarını karşılayamaz hâle geldi ve emir-komuta zinciri içinde kalmak zorunda olan bu insanlar bir anda kendilerini karamsar bir tablo içinde buluyor.
Asgari ücretle çalışanlar ise mutfak masraflarını düşünmekle kirasını ödeyebilmek arasında kalmış, çaresizler.
Emekliler, bir zamanlar hayal ettikleri huzurlu yaşamın çok uzakta olduğunu düşünüyor. Yaşadıkları son günleri umutsuz geçiriyorlar.
Gençler? Onlar ise iş bulamamanın getirdiği belirsizlik içinde kaybolmuş durumdalar.
Tarımcılarımız da bir başka kriz içinde çırpınıyor. Mazot ve gübre fiyatlarının yüksekliği, tarlalarını ekecek ve ürünlerine ulaşacak gücü bulmalarını zorlaştırıyor.
“Ben tarlada çalışırım, mahsul kazanırım” hayali artık her geçen gün daha da uzaklaşıyor. Çiftçimiz, hükümetin verdiği destek için umutla beklerken her zamanki gibi bir şeyler olacağı umuduyla yazın sıcak güneşinde ter döküyor. Ama acaba mazot yerine su mu alsa?
Bir de bu tabloya bakıp “sabır” sözü vermek gerçekten çok komik! Vatandaş, hükümetin bu popülist yaklaşımlarını gülerek karşılıyor ama içten içe bir isyan var. Aslında herkes derdini biliyor ama kimse derdine derman arayamıyor. Belki de en büyük çözüm, bizim gibi düşünen vatandaşların bir araya gelerek seslerini yükseltmeleri. Ya da belki mucize gelir, zamlar düşer; kim bilir?
Şu an için tek bildiğimiz, sıradan insanların bu ekonomik şartlar altında yaşam mücadelesinin her geçen gün daha da zorlaştığı. Umarız en kısa zamanda tavana vuran bu fiyatlar yerine, biraz da hayata ve geleceğe dair umut yeşermeye başlar. Ama şu an için “sabırlı olun” demek oldukça zayıf bir teselli. Sonuçta gerçekçi bir yaklaşım şart. Hem de acilen!
Saygılarımla
Haluk Dede
